
01-04-2010
|
|
Administrator
|
|
Giriş tarihi: Aug 2009
Mesajlar: 27
|
|
Babanıza çok geçmiş olsun, kendisi için mide kanseri nedeniyle cerrahi girişim önerildiği, ancak sizinde alternatif tedavi istediğiniz anlaşılıyor. Mide kanserinin kalıtım ve gıda alışkanlıkları ile ilgisi vardır. Mide kanseri erkeklerde kadınlardan 2 kat daha sık görülür, genellikle 60-70 yaşlarında sık olarak görülmektedir. Mide kanseri dünyada ikinci önemli ölüm nedenidir. Mide kanseri için risk faktörleri: Düşük sosyo-ekonomik düzey, Helicobacter pylori enfeksiyonu olması; gelişmiş ülkelerde en az % 30, gelişmekte olan ülkelerde % 50 oranında mide kanseri, HP enfeksiyonu ile ilişkilidir. Mide MALT lenfomasında HP pozitifliği % 90’a dek çıkar, diyet (Nitratlar, dumanlı yiyecekler, yüksek derecede tuzlu gıdalar), birinci derece akrabalarında mide kanseri hikayesi olması, atrofik gastriti olanlar, midesinin ameliyatla belli bir bölümü alınmış hastalar, adenomatöz mide polipi hastalığı olanlar ve kan grubu A olanlardır. Mide kanseri belirtileri: zayıflama, bulantı ve kusma, yemeklerden sonra rahatsızlık hissi, erken doyma hissi ve sindirim sisteminde gizli kanamadır. Mide kanseri tanısında Gastroskopi (endoskopi) kullanılır ve ışıklı bir hortumla video-endoskopik yöntemle yemek borusu, mide, onikiparmak bağırsağının görüntülenmesi, parça alınması, kanamalarının birçok durumda durdurulabilmesidir. Mide kanseri evrelendirmesi: Akciğer röntgeni, kan tahlilleri, bilgisayarlı tomografi, Laparoskopi ve Endoskopik ultrasonografi (endosonografi) ile yapılır. Mide kanseri evreleri: Evre 0: Başlangıç aşamasındadır (insitu kanser). Evre I: kanser midenin submukoza bölüminde olup sadece 6 lenf bezine kadar yayılım gösterir. Evre II: kanser midenin submukoza bölümünde olup 7-15 lenf bezinde yayılım gösterir, yada tümör kas tabakasına kadar ilerler ve 1-6 lenf bezinde yayılım gösterir. Evre III: tümör kas tabakasına kadar ilerler ve 7-15 lenf bezinde yayılım gösterir. Evre IV: tümör hücreleri 15’den fazla lenf bezinde yayılım gösterir. Tümör komşu organlara ve bir adet lenf bezine sıçramıştır, yada uzak organlara sıçrama gösterir. Mide kanseri tedavisi cerrahidir. Midenin tamamının alınması ve lenf bezlerinin temizlenmesi prensibine dayanır. Daha sonra başta kemoterapi ve radyoterapi (ışın tedavisi) gerekebilir. Mide kanseri ameliyatı: Subtotal gastrektomi: Midenin belirli bir bölümünün alınıp (kısmi mide rezeksiyonu) ince bağırsağa bağlantı yapılmasıdır. Çevredeki lenf bezleri de alınabilir. Total gastrektomi: Midenin tamamının alınması ve yemek borusu ile ince bağırsak arasında bağlantı yapılmasıdır. Etraftaki lenf bezleri geniş olarak temizlenir ve dalak alınabilir. Total gastrektomi tümörün nüksü açısından çok daha avantajlı bir tekniktir. Ameliyat teknik olarak geçmişte sadece açık cerrahi ile yapılırken, günümüzde laparoskopik cerrahi ve robotik cerrahi tercih edilmektedir. Ameliyat sonrasında demir ve B12 vitamini emilimleri bozulur. Mide kanserinin kemoterapisinde sıklıkla: epirubicin, cisplatin ve 5- florourasil (5-FU) kullanılmaktadır. Mide kanseri tedavisinde haftada 5 gün olarak 5-6 hafta boyunca radyoterapi (ışın tedavisi) yapılır.
1998 yılında Cancer adlı prestijli bir Tıp dergisinde Ernst ve ark. tarafından yayınlanan bir araştırmada 13 ülkede kanser hastalarının % 31’inin doktorlarının standart tedavilerine ek olarak alternatif tıptan yararlandıklarını göstermiştir. 1998 yılında Eisenberg ve arkadaşlarının JAMA adlı prestijli Amerikan Tıp Dergisinde yayınladıkları çalışmalarında, ABD’de 1990 yılında alternatif tıp kullanımı % 34 iken, 1997 yılında % 42 oranına çıktığı vurgulanmaktadır. 2008 yılında yayınlanan bir çalışma, Afrika ülkelerinde alternatif tıbbın % 80 gibi tercih edildiğini göstermektedir. Pubmed olarak adlandırılan ABD kaynaklı ve en yaygın olarak kullanılan Tıp Dergilerinin indeksleme sisteminde alternatif tıp ile ilgili 370,000 adet makale yayınlandığı görülmektedir. 2002 yılında Amerikan Ulusal Alternatif Tıp Merkezi’nin istatistiklerine göre nüfusun % 75’inin yaşamının herhangi bir döneminde alternatif tıp yöntemlerine başvurduğu ve % 55’inin de alternatif tıbbı klasik ilaçlara ek olarak tercih ettikleri anlaşılmaktadır. Kadınların erkeklere oranla bu tür alternatif tedavileri daha rahat tercih ettikleri gözlenmiştir. Amerikan Tıp Enstitüsü (Insititute of Medicine) ve İngiliz Sağlık Bakanlığı gibi kurumlar alternatif tıbbı, geçmişten beri uygulanan ve yaygın kabul görmeyen bir tedavi yöntemi olarak tanımlamaktadır. ABD’de kullanılan tüm ilaçların % 20’sinin ve psikatri ilaçlarının % 30’unun Amerikan Ulusal Gıda ve İlaç Dairesinin (FDA) onayı olmayan gruptan olduğu bilinmektedir. Amerikan Kanser Cemiyetinin (American Cancer Society) aktif olarak kanser tedavisi yapan 200 Onkoloji Uzmanına uyguladığı bir anket sonrasında, % 60’ının zaman zaman Amerikan Ulusal Gıda ve İlaç Dairesinin (FDA) onayı olmayan ilaçları hastalarına reçete ettikleri belirlenmiştir. Dünya Sağlık Örgütü’nün 2001 yılına air alternatif tıp üzerine görüşlerine yer verdiği raporunda, ruh sağlığı, hastalıklardan korunma, kronik hastalığı olan kişilerde hayat kalitesinin arttırılması gibi durumlarda alternatif tıbbın yeri olduğu vurgulanmaktadır.
Ben size ön planda ameliyatı düşünmenizi ve ardından bu girişimi yapan Genel Cerrahi Uzmanı ve Onkoloji Uzmanı’nın onayını alarak alternatif tedavi düşünmeniz daha yararlı olabilir.
Saygılarımla,
Prof. Dr. Korhan Taviloğlu
Genel Cerrahi Uzmanı
Kanser Bilgileri Forumları - Prof. Dr. Korhan Taviloğlu - Powered by vBulletin
Prof.Dr. Korhan TAVİLOĞLU - Genel Cerrah
Genel Cerrahi Forumları - Prof. Dr. Korhan Taviloğlu - Powered by vBulletin
DrTaviloglu.TV - Hastalara Yönelik Video Sitesi
Robotik Cerrahi - Robot Cerrahisi - Prof.Dr. Korhan TAVİLOĞLU
|