
03-05-2010
|
|
Administrator
|
|
Giriş tarihi: Aug 2009
Mesajlar: 29
|
|
Radyoloji Uzmanı elde edilen mamografi görüntülerini incelerken bu görüntülerde çok çeşitli özellikleri dikkate alır. Meme dokusunda kitle görünümünün olup olmadığı, doku içinde mikrokalsifikasyon (kireçlenme) alanları, meme dokusunun yoğunluğu ve yoğunluğun meme dokusu içindeki dağılımı, meme cildinin kalınlığı, koltukaltı lenf bezlerinin durumu yazılacak olan raporu belirleyen temel özelliklerdir. Bu kireç odakları iyi huylu durumlarda (stromal fibrozis, adenozis, vb.) olabildiği gibi, kanserlerin de habercisi olabilirler. Mamografide bu tür bir kireç odağı belirlenirse ve kitlede ele gelmiyorsa, o halde bu alanı ultrasonografi yada mamografi eşliğinde ince bir metal tel ile işaretleyerek cerrahi olarak çıkartmak gerekir. Erken evrede saptanan oldukça küçük olan kitle ya da kireçlenme seklinde şüpheli lezyonların normal meme dokusuna zarar vermeden isabetli şekilde çıkarılması zor bir işlemdir. Son zamanlarda geliştirilen ve başarı ile uygulanan bir yöntemde, memedeki lezyona ameliyat öncesi ultrasonografi yada mamografi eşliğinde ince bir metal tel takılmakta ve lezyonun yeri tam olarak belirlenmektedir. Tel ile işaretleme denen bu yöntem ile, ameliyat anında şüpheli bölüm isabetli bir şekilde ve normal dokuya zarar vermeden çıkarılmaktadır. Yine bu modern işlem için deneyimli radyolog ve deneyimli patolog ameliyat anında cerrahi ekibi ile birlikte çalışmaktadır. Tedavide kireç odağının tamamını çıkartmak gerekli değildir. Buradaki ana hedef kireç odağını çıkartmak değil, o bölgede habis tümör hücrelerinin var olup olmadığının anlaşılmasıdır. Burada en sık olarak tercih edilen tedavi şekli, tel ile işaretlenen kireç içeren meme bölümü cerrahi olarak çıkartılması ve ameliyat sırasında hazır olarak bekleyen Patoloji uzmanına inceleme için verilmesidir. Patoloji uzmanının parçanın selim huylu olduğunu belirtmesi sonucunda ameliyat sonlandırılır, ancak habis tümör varlığında daha geniş çaplı bir ameliyat tekniğine geçilir. Ancak, bu durum hakkında hasta ve yakınları ameliyat öncesinde cerrah tarafından çok detaylı bir şekilde aydınlatılmalıdır. Ameliyat anında patoloji uzmanının iyi huylu tümör raporu vermesi olayın sonlanmasını sağlamaz. Ameliyat sonrasında yapılan çok daha detaylı incelemede patoloji uzmanının kararı ameliyat sırasında verilen sonuçtan olguların yaklaşık % 5’inde farklı olabilir. Tüm ayrıntılı işlemlere rağmen, uygulanan titiz ve sorunsuz cerrahi sayesinde meme ameliyatları sonrasında hastanın hastanede kalması ortalama 1 gün olmakta hastalar ameliyat günü veya ertesi gün evlerine gidebilmektedir. Hastalar işlerine ameliyattan bir-iki gün içinde geri dönebilirler.
Sizin mamografinizde belirlenen mikrokalsifikasyon değil, makrakalsifikasyon alanı, yani rapora göre burada risk yok, ayrıca meme ultrasonunuzda her iki koltukaltınızda risk teşkil etmeyen lenf bezleri belirlenmiş. Bu nedenle bu raporlara göre şu an için sizde sorun görünmüyor, ancak tabiiki daima rapora göre değil muayeneye göre tanı konulur, o nedenle bu kararı sizi meme yönünden takip eden Genel Cerrahi Uzmanı’nın vermesi gerekir.
Saygılarımla,
Prof. Dr. Korhan Taviloğlu
Genel Cerrahi Uzmanı
Kanser Bilgileri Forumları - Prof. Dr. Korhan Taviloğlu - Powered by vBulletin
Prof.Dr. Korhan TAVİLOĞLU - Genel Cerrah
Genel Cerrahi Forumları - Prof. Dr. Korhan Taviloğlu - Powered by vBulletin
DrTaviloglu.TV - Hastalara Yönelik Video Sitesi
|