Prof.Dr. Korhan Taviloğlu
 

Geri Git   Kanser Cerrahisi Forumları - Prof. Dr. Korhan Taviloğlu > KanserCerrahisi.com Forumları > Diğer Kanserler

Diğer Kanserler Diğer Kanserler ve ameliyatları hakkında tüm soru ve sorunlarınızı sorabileceğiniz bölüm

Cevapla
 
LinkBack Seçenekler Stil
  #1 (permalink)  
Eski 01-04-2010
Misafir225
Guest
 
Mesajlar: n/a
Standart dalak büyümesi niye olur

Doktor bey, eşim 43 yaşında ve dalağında ultrasonda büyüme bulundu. Doktorumuz bunu araştırmamız gerekli dedi. Kendisi iki çocuk annesi ve gayet sağlıklı, bugüne dek ameliyat falan olmadı. Çok endişeliyiz, lütfen bizi aydınlatın, teşekkürler
Alıntı ile Cevapla
  #2 (permalink)  
Eski 01-04-2010
Administrator
 
Giriş tarihi: Aug 2009
Mesajlar: 66
Standart

Dalak hem bağışıklık mekanizması, hemde kan yapımı açısından önemli görevler üstlenmiş olan bir organdır. Karın sol üst bölümünde ve 9. ile 12. kaburgalar arasında yer alır. Dalağın komşuluğunda mide, sol böbrek, pankreas organının kuyruk kısmı ve kalın bağırsağın dalak köşesi (splenik fleksura) yer alır. Sağlıklı bir kişide dalağın ortalama ağırlığı 150 gr. ve yukarından aşağıya doğrultudaki uzunluğu 11 cm’dir. Normal durumda dalak kaburgalar tarafından örtüldüğü için muayenede elle hissedilemez, ancak büyürse kaburga kavsini aşar ve elle hissedilebilir. Bu durumda dalak 750 – 1,000 gr. ağırlığa ve ortalama 20 cm uzunluğa gelmiş demektir. Dalağın en önemli görevleri: 1. Vücutta antijen adı verilen mikro-organizmaların parçalanması 2. IgG, properdin ve tuftsin adı verilen bağışıklık mekanizmasında rol alan önemli maddelerin salgılanması 3. Normal işlev yapmayan veya bozuk alyuvarların parçalanması 4. Bazı hastalıklarda anne karnında kan yapımıdır (hemopoetik sistemin bir parçası).
Dalağın büyümesine (splenomegali) neden olan durumlar: 1. Bazı enfeksiyon durumlarında (subakut bakteryel endokardit, infeksiyöz mononükleoz vb.) aşırı bağışıklık yanıtı sonucunda, 2. Alyuvarların parçalanmasına neden olan bazı kan hastalıklarında (herediter sferositoz, talasemi majör vb.) 3. Aşırı kan göllenmesi nedeniyle (splenik ven trombozu veya portal hipertansiyon) 4. Aşırı üretimin olduğu kan hastalıklarında (myeloproliferatif hastalıklar; kronik myeloid lösemi – KML) 5. Dalağın bazı hücreler tarafından istila edildiği (infiltratif) hastalıklar (sarkoidoz veya tümör) 5. Tümörler (lenfoma, kronik myeloid lösemi – KML). Bunun dışında yaralanmalar (travma), kistler, hemanjiomlar, metastaz, dev apseler ve bazı ilaçlar (örn. RhoGAM) nedeniyle dalak büyümesi (splenomegali) görülebilir. Orak hücreli anemi adlı hastalıkta kan hastalığı nedeniyle dalak büyür ve beraberinde safra kesesinde taşlar görülebilir. Geniş serilerde dalak büyümesine (splenomegali) % 2-5 oranında rastlandığı, yaş ve cinse göre farklılık gözetilmediği bildirilmektedir. Dalak büyümesi (splenomegali) açısından risk faktörleri olarak ateşli hastalıklar, döküntüler, pankreatit veya karaciğer hastalığı (siroz vb.) öyküsü, alkolizm ve hepatit gösterilebilir. Dalak büyümesi (splenomegali) ayırıcı tanısında: siroz, hepatit, Hodgkin hastalığı, İdyopatik trombositopenik purpura (İTP), enfeksiyöz mononükleoz, enfektif endokardit, demir eksikliği anemisi, sıtma, myeloproliferatif hastalıklar, portal ven tıkanıklığı, herediter sferositoz, dalak apsesi, sistemik lupus eritematozus (SLE), talasemi ve tüberküloz hastalıkları yer alır.
Dalağın büyümesi (splenomegali) durumunda kan tetkiklerinde kansızlık (anemi), alyuvar düşüklüğü (lökopeni) ve trombosit düşüklüğü (trombositopeni) görülebilir. Dalağın büyümesi (splenomegali) için kullanılan görüntüleme yöntemleri: ultrasonografi (USG), bilgisayarlı tomografi (BT), manyetik rezonans (MR), anjiografi ve sintigrafidir. Tanıda dalak biopsisi kullanılabilir, ancak dalağın kanamaya çok eğilimli bir organ olması nedeniyle dalak biopsisi yerine dalağın alınması (splenektomi) sıklıkla tercih edilir. Dalağın alınması (splenektomi) ameliyatı sonrasında hastaların bağışıklık sistemleri olumsuz yönde etkilenerek bazı enfeksiyonlara açık hale gelebilirler. Burada korkulan yaşamı tehdit eden bir enfeksiyon olan overwhelming postsplenectomy infection (OPSI) tablosudur ve görülme sıklığı binde ikidir. Bu tablo gelişirse hastanın yaşamı % 50 - 70 oranında risk altına girmiş demektir. Ancak, günümüzde uygun şekilde tıbbi takip altındaki hastalarda bu risk % 10 civarına düşürülebilmektedir. Burada etkili olan mikroorganizmalar % 50-90 oranında pnömokok grubu (Streptokokus pnömoniae) bakteriler ve % 25 oranında ise B tipi H influenza, meningokoklar, A grubu Streptokoklardır. Bu tür bir durumda sefotaksim veya seftriakson türünden antibiyotikler ile tedavi uygulanır. Dalağı alınacak (splenektomi ameliyatı) kişilerde, ameliyattan iki hafta kadar önce veya zaman yeterli değilse hemen ameliyattan sonra pnömokok aşısı yapılır ve böylelikle OPSI enfeksiyonu riski % 70 gibi önlenmiş olur. Çocuklarda dalağın alınması (splenektomi) durumunda ameliyattan sonra iki yıl boyunca ve hatta 21 yaşına gelinceye dek antibiyotik uygulamasını öneren protokoller vardır.

Saygılarımla,

Prof. Dr. Korhan Taviloğlu
Genel Cerrahi Uzmanı
Prof.Dr. Korhan TAVİLOĞLU - Genel Cerrah
DrTaviloglu.TV - Hastalara Yönelik Video Sitesi
Robotik Cerrahi - Robot Cerrahisi - Prof.Dr. Korhan TAVİLOĞLU
Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
Yeni konular gönderemezsiniz
Mesajlara cevap yazamazsınız
Mesajınıza eklentiler ekleyemezsiniz
Mesajlarınızı düzenleyemezsiniz

BB Kodu açık
[IMG] Kodu açık
HTML-Kodu kapalı
Trackbacks are açık
Pingbacks are açık
Refbacks are açık



Tüm Zamanlar GMT +2 Olarak Ayarlı. Şuanki Zaman: 22:57.


Powered by vBulletin® Version 3.8.4
Copyright ©2000 - 2014, Jelsoft Enterprises Ltd.
Her hakkı saklıdır. Kanser Cerrahisi Forumları 2010